KURUMSAL AÇIKLAMA VE DİLEKÇE

Türk Coğrafya Kurumu /

Sayın ilgili,

Ülkemizde halen üniversitelerimizin 45 coğrafya bölümünde altı yüz coğrafya akademisyeni, yaklaşık on binin üzerinde lisans öğrencisiyle; lise seviyesinde on bin üzerinde coğrafya öğretmeni yüzbinlerce öğrenciyle coğrafya derslerini sürdürmektedir.

2017 yılında uygulamaya konulan Ortaöğretim Coğrafya dersi öğretim programlarında da belirtildiği gibi coğrafya dersleri;

  • İnsan-doğa ilişkisinin sorgulanması,
  • Evrene ait temel unsurların hayatla ilişkilendirilmesi,
  • Doğal ve beşerî sistemlerin işleyiş ve değişiminin kavranması, 
  • Yakın çevreden başlayarak ülke ve dünyaya ait mekânsal değerleri anlama ve bu değerlere sahip çıkma bilincinin geliştirilmesi, 
  • Ekosistemin işleyişine yönelik sorumluluk bilincinin kazanılması, 
  • Doğa ve insanın uyumlu birlikteliği ve sürekliliği için mekânsal planlamanın öneminin kavranması,
  • Doğal ve beşerî kaynakların kullanımında “tasarruf bilincinin” geliştirilmesi,
  • Doğal ve beşerî sistemlerin yerel ve küresel etkileşim içinde işleyişinin anlamlandırılması,
  • Kalkınma süreçlerinin doğayla uyumlu kılınmasının öneminin kavranması,
  • Doğal afetler ve çevre sorunlarının değerlendirilerek bunlardan korunma ve önlem alma yollarına yönelik uygulamaların geliştirilmesi,
  • Bölgesel ve küresel düzeyde etkin olan çevresel, kültürel, siyasi ve ekonomik örgütlerin uluslararası ilişkilerdeki rolünün kavranması,
  • Türkiye’nin bölgesel ve küresel ilişkiler açısından konum özelliklerinin kavranarak ülkesinin sahip olduğu potansiyelin bilincine varılması, 
  • Coğrafi bilgilere sahip olmanın “vatan bilinci” kazanılmasındaki öneminin kavranılması, 
  • Türkiye’nin vizyonuna uygun olarak başta Türkiye ile yakın ilişkisi bulunulan bölgeler ve ülkeler olmak üzere dünyadaki gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler hakkında bilgi sahibi olunması,

gibi ülkemiz, insanlık ve geleceğimiz açısından son derece  önemli ve vazgeçilmez bir görevi yerine getirmektedir.

Hal böyleyken;

YÖK tarafından kamuoyuyla paylaşılan üniversite sınavları soru sayılarında coğrafya derslerinin soru sayılarının azaldığını üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız.

Soru sayıları maalesef bu derslerin ortaöğretimdeki konumunu ve giderek ağırlığını belirlediğinden orta öğretimde önemli-önemsiz ders ve önemli- önemsiz öğretmen ayrımları ortaya çıkacaktır. Bu durum da sağlıklı bir okul ikliminin ortadan kalkmasına neden olacaktır.

Dolayısıyla “önemsiz” bir ders addedilen coğrafya bu çok önemli hedeflere ulaşma şansını yitirecektir.

Yitirilen bu şans topluma çok pahalıya mal olacaktır.

Coğrafya derslerinde edinilen;

Toplumsal görev ve sorumluluk, yönetim becerisi, vatan - millet - insanlık sevgisi, doğa bilinci, dünya barışı, geleceği planlama, kaynakların kullanımı, üretim faaliyetleri, mekanın doğru kullanımı gibi bir çok kazanımdan yoksun nesiller yetişecektir. Bu durumun sonucu hepimiz için kabul edilemez sonuçlar doğuracaktır.

 

Bu yıl 75. Kuruluş yılını kutlayan TÜRK COĞRAFYA Kurumu olarak; coğrafya öğretimi açısından geri dönülemez sonuçlar yaratacak bu durumun (üniversite giriş sınavlarında soru sayılarının azaltılması) telafi edilmesi konusunda gereğinin yapılmasını coğrafya akademisyenleri, öğretmenleri ve yurttaşlarımız adına talep etmekteyiz.

 

 Yüzyıllarca önce yaşayan ünlü bilgin ve coğrafyacı İbn-i Haldun’un dediği gibi “Coğrafya kaderdir.” Kaderimiz yanlış kararlara teslim edilemeyecek kadar önemlidir.

 

Gereğini bilgilerinize arz ederiz.

 

TÜRK COĞRAFYA KURUMU YÖNETİM KURULU

 

 

NOT: YÖK, ÖSYM, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI, BAŞBAKANLIK ve CUMHURBAŞKANLIĞINA posta ile gönderdiğimiz yazımızın bir örneği için tıklayınız.

 

Görseller

Duyurular