Coğrafya Öğretmenleri Arazi Çalışması

Türk Coğrafya Kurumu /

TÜRK COĞRAFYA KURUMU (TCK)’NUN “2009-COĞRAFYA ÖĞRETMENLERİ İÇ-BATI ANADOLU ARAZİ ÇALIŞMASI” SONRASI KAMUOYUNU, ÜYELERİMİZİ ve KATILIMCILARI BİLGİLENDİRME, TEŞEKKÜR ve BASIN BİLDİRİSİ MESAJI: 18 Temmuz 2009 Cumartesi günü 20.30’da Vezneciler-İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi önünden başlanan “2009 Coğrafya Öğretmenleri İç-Batı Anadolu Arazi Çalışması” daha önce hazırlanan programın özüne sadık kalınarak 38 katılımcısıyla 31 Temmuz 2009 Cuma günü 20.30 yine başlanan noktada kazasız ve sağlıkla oldukça başarılı bir çalışmayla sonuçlanmıştır. Bu gezinin temelleri; İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün katkıları ve Yeşilköy Anadolu Lisesi ile TCK’nın düzenlendiği 10 Ocak 2009 tarihinde Florya’daki Bahçeşehir Koleji İlköğretim Okulu’nun Konferans Salonu’nda yapılan “Coğrafya Öğretmenleri Çalıştayı”nda ve ertesi günü kar altında günübirlik düzenlenen Coğrafya Öğretmenleri B.Çekmece-Çatalca arazi çalışması ve Avcılar-İ.Ü.Jeoloji Müzesi ziyareti sırasında atılmıştır. “Coğrafya yürüyerek yazılır.” “Herkes bakar, coğrafyacı görür.” “Yaza arazi olmak için varım.” gibi sloganlaşmış cümleler, bu dönemde edilegelmiştir. 110 civarında meslektaşımızın Kurumumuza yaptığı başvurusu esnasında doldurulan formlar, yapılan çeşitli anketler ve elemelerle ancak bir otobüslük grupla bu arazi çalışmasına çıkılabilmiştir. Benzer bir gezi tarafımdan defalarca yapılmasına karşın; ilki asistanlığımda katıldığım Prof.Dr. A.KURTER organizasyonu ile 1982’de saat yönünün tersinde; İstanbul-Çanakkale-İzmir-Antalya-Afyon-İstanbul etabı bir minibüsle coğrafya öğrencileri yaz arazi çalışması şeklinde 17 günde geçilerek gerçekleştirilmişti. İç ve Batı Anadolu’yu kapsayan bu yazki arazi çalışması yaklaşık saat yönünde; İstanbul-Ankara-Şereflikoçhisar-Aksaray-Nevşehir-Ürgüp-Göreme-Avanos-Nevşehir-Aksaray-Sultanhanı-Konya-Karapınar-Hotamış-Karaman-Silifke-Kızkalesi-Silifke-Anamur-Alanya-Manavgat-Köprülü Kanyon Milli Parkı (Rafting)-Serik-Antalya-Korkuteli-Elmalı-Gömbe-Yeşil Göl (minibüsle ve yürüyerek)-Gömbe-Kaş-Kekova-Üçağız (yatla)-Kaş-Kalkan-Patara-Eşen Çayı ağzı (yürüyerek)-Patara-Fethiye-Ovacık-Fethiye-Kayaköy-Ölüdeniz (trekking/otobüsle)-Dalaman-Ortaca-Gökova Körfezi-Akyaka (mehtapta yat turuyla)-Ula-Muğla-Yatağan-Çine-Aydın-Buharkent-Pamukkale-Hierapolis(yürüyerek)-Sarayköy-Buldan Alaşehir-Salihli-Kula-Salihli-Dombaylı Köyü-Salihli-Turgutlu-Manisa Spil Dağı-Manisa-İzmir-Turgutlu-Salihli-Demirköprü Barajı-Dombaylı Köyü-Salihli-Gölmarmara-Akhisar-Soma-Bergama-Ayvalık-Edremit-Altınoluk-Asos-Ezine-Çanakkale-Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (Terzioğlu Kampusu)-Çanakkale-Çanakkale Boğazı (arabalı vapurla)-Eceabat-Kabatepe-Eceabat-Gelibolu-Keşan-Malkara-Tekirdağ-İstanbul etabı 5000 km’ye yakın karayolu, deniz, boğaz, akarsu katedilerek 14 günde geçilmiştir. Hatta programın yoğunluğu nedeniyle, aynı mekânda sadece Salihli’deki Dombaylı Köyü’nde tesis (2 gece) dışında, diğerlerinde tek gece konaklanmıştır. TCK web sayfasında arazi çalışmasının detaylı olarak programı ve gezi ekibinin listesi bulunmaktadır. 40 kişilik ekip; 5 öğretim elemanı (4 Yrd.Doç., 1 Araş.Gör.Dr.), 28 coğrafya öğretmeni, 2 doğasever (biri redaktör, biri matematik öğretmeni), 1’i coğrafyacı olmak üzere 3 öğrenci, 2 kaptandan oluşmuştur. Gezinin koordinasyonu coğrafya öğretmenleri Mehmet ZOR ve Mesut SÜZER ile tarafımdan yapılmıştır. Çalışmanın ağırlığını özellikle kıyı topoğrafyasının yanı sıra; akarsu-göl, volkan, karst ve kurak-yarıkurak bölgeler topoğrafyaları kapsamıştır. Yer yer uygulamalı jeomorfoloji de, erozyon, heyelan ve kütle hareketleri, akma yapıları ön plana çıkmıştır. Farklı morfojenetik bölgelerdeki iklim, bitki, toprak çeşitliliği görülmüştür. Dolayısıyla söz konusu güzergâhtaki Anadolu’nun batı yarısındaki doğal çevre unsurlarının yanında 23 il ve 100’ün üzerinde ilçe geçilmiştir. Buralardaki kentsel ve kırsal doku yakından incelenmiştir. Görülecek tarihi ve kültürel mekânların da katkılarıyla insan-mekân ilişkisi kurulabilmiştir. Böylece, çalışma programında var olduğu üzere; Peribacaları Yöresi, Obruk Platosu, Karapınar kumulları, Göksu Nehri Vadisi ve Deltası, Silifke-Gazipaşa-Alanya-Antalya kıyıları ve yalıtaşları, Dim Mağarası, Köprüçay Kanyonu, Antalya Travertenleri ve Şelâleleri, Teke Yarımadasında Akdağ Karstı, Akköy-Marmaris sahilleri, B.Menderes Vadisi ve Ovası, Aydın kenti, Karacasu-Afrodisias antik kenti, Pamukkale ve Hierapolis, Kula-Adala volkanik yöresi, Gediz Grabeni ve Ovası, Manisa kenti, Bergama, Bakırçay Vadisi ve Ovası, Ayvalık Adaları, Edremit Körfezi faylı kıyıları, Asos, Çanakkale Boğazı, Gelibolu Yarımadası daha detaylı incelenip görülmüştür. Üzerinde sayısız yazılar yazılacak ve çok konuşulacak, hatta makaleler düzenlenip, belgeseller çıkaracak kadar nitelikli olan bu gezi; hepimizin hayatında birçok ilkleri barındırmıştır. Hatta programda olmamasına rağmen zaman zaman coğrafyacıların hadi şunu da bir görelim-yapalım demesiyle bir tek kişinin itirazına gerekçe kalmadan yer yer risk alınmıştır. Öyle ki, 3. Günde Ihlara Vadisini saat 18.00 sularında yürümeye başlamak ve 45 dakikada Belisırma’daki otobüsümüze ulaşmak; 4.Günde 15.30’da Meke Gölü ortasındaki patlama konisinin kraterini görmek fikri ile ekipçe buraya tırmanmak; 6. Günde yine tutulan 4 ayrı botla bunları devirmeden-boğulmadan 16 km’lik Köprüçay vadisini akarsu sporlarından olan rafting yaparak geçmek, hatta 5°C dolayındaki bu suda yüzmek; 7. Günde 18.30’da 1000 m’lerdeki Gömbe’den programda olmasına ancak vaktin geç olmasına rağmen minibüslerle 1850 m’lerdeki Yeşil Göl’ün oluşumunu merak ederek, çıkmak ve belli bir süre Akdağ’ın batı kesimini tırmanmak, sonuçta karstik-tektonik süreçlerin yanısıra Akdeniz Bölgesi doğal koşulları altında birkaç yüzyıllık bir heyelan gölünü görmek ve incelemek, hatta sualtı kamerasıyla Mesut SÜZER ve Adem ULUDAĞ tarafından gölaltı kamerasıyla çekimleri yapmak; 9. Günde 45°C sıcakta güneş altında Kayaköy’den-Ölüdeniz’e 11 km’lik etabı yürümek gibi “coğrafi espri isteyen” olgular ve coğrafyacıların ruhunda olan araştırma isteği ekibimizde ziyadesiyle vardı. O nedenle 14 farklı ilin (İstanbul, Tokat, Adapazarı, Çanakkale, İzmir, Osmaniye, Yozgat, Kayseri, Denizli, Kars, Erzurum, Samsun, Siirt, Ankara) coğrafya öğretmeni-akademisyeni-öğrencisi-doğaseveri ve de 14 farklı üniversitenin (İstanbul, Marmara, Atatürk, Fırat, Fatih, Gazi, Konya-Selçuk, K.Maraş Sütçü İmam, Afyon Kocatepe, Yeditepe, KTÜ, Dokuz Eylül, Balıkesir, Ege üniversiteleri) coğrafya bölümü ya da coğrafya öğretmenliği-sosyal bilgiler öğretmenliği bölümlerinden mezun olan (lisans, yüksek lisans, doktoralı) katılımcılardaki “Yüce araştırma-inceleme ve merak ruhu” hiçbir arkadaşımda 14 günün son dakikasına kadar dinmedi. Bundan sonra da dinmeyeceğine inanıyorum. Bu nedenlerdir ki, kimi zaman programımızda aksamalar oldu. Gömbe heyecanı, yani Akdeniz Bölgesinde heyelan gölü olabilecek bir sahanın karşımıza çıkması, KAŞ’a ancak neredeyse sabah karşı 01.40 sularında vardık ve rezervasyonlarımız iptal edilmişti. Yaptığımız son dakika çalışmaları ile kıyıda ay-yıldız kampingde yatmayı yeğleyen 4 hocamız haricinde KAŞ’lılar geçkin saate rağmen bize kucaklarını açtılar. 3 ayrı otele dağılmak suretiyle sorunsuz konaklayabildik. Arazi çalışmamızın ilk gününden itibaren bizleri yalnız bırakmayan kurumlar oldu: 23 İlin valisine (İstanbul, Kocaeli, Adapazarı, Düzce, Bolu, Ankara, Kırıkkale, Kırşehir, Nevşehir, Aksaray, Konya, Karaman, Mersin, Antalya, Muğla, Denizli, Aydın, Manisa, İzmir, Balıkesir, Çanakkale, Edirne, Tekirdağ valiliklerine) Kurumca yazdığımız yazılarımızdan Antalya Valisi ve Aydın Emniyet Müdürlüğü seyir sırasında isteklerimizin olup, olmadığını telefonla arayarak moral verdiler. Gezimizin 2. Günü 11.30’da Konya’daki Obruk Hanı dolaylarında TRT FM’e bağlanarak ülkemizde boğulma problemleri-rip akıntıları ilişkilerini ve çözüm önerilerini anlatma fırsatım oldu ve Coğrafya Öğretmenlerimizin-doğa severlerimizin alkışlarını tüm TÜRKİYE’ye ve dinleyenlere duyurduk. Akşamüstü Konya Meram’daki istirahat saatinde KON TV’ye Mehmet ZOR arkadaşımız yine arazi çalışmamız ile ilgili görüşlerini sundu. Bu amaçla; Valiliklerimize, TRT ve KON TV yetkililerine ilgilerinden dolayı teşekkür ediyorum. Arazi çalışmamız sırasında meslektaşlarımız-üniversite hocalarımız bizleri yalnız bırakmayarak telefonla arayarak/aranarak başarılar dilediler. Moral destekleri için çok teşekkürler, onlar gezi otobüsümüzde seyir sırasında ekibimizden çok alkış aldılar. Bu hocalarımız ve arkadaşlarımız telefonla arama/aranma sırasına göre şöyledir: Marmara Üniversitesi’den Prof.Dr. Ali Selçuk BİRİCİK, Ankara-MTA Karst-Mağara Araştırmaları ve DİM Mağarasını turizme kazandıran kişilerden biri olan Dr. Lütfi NAZİK, Çanakkale ÇOMÜ’den Prof.Dr. Talat KOÇ, Erzurum-Atatürk Üniversitesi’nden Prof.Dr. İhsan BULUT, Ege Üniversitesi’nden Prof.Dr. Ertuğ ÖNER, Konya-Selçuk Üniversitesinin eski öğretim üyesi ve Mersin Milletvekilimiz Prof.Dr. Akif AKKUŞ, Sakarya Üniversite’sinden Y.Doç.Dr. Cercis İKİEL, İstanbul Üniversitesi’nden ve TCK Yönetim Kurulu Üyesi Araş.Gör. Cihan BAYRAKDAR, İTÜ ve Yıldız Üniversitesi hidrojeoloji hocalarından Prof.Dr. Turgut ÖZTAŞ, Türk Coğrafya Kurumu Yönetim Kurulu Üyemiz, İstanbul TED Koleji Coğrafya Öğretmeni ve kıymetli kardeşimiz o esnada ekibiyle Doğu Afrika’da arazi çalışması yapan Uganda’dan Fügen DEDE, Uşak Üniversitesi’nden Y.Doç.Dr. Hasan KARA ve son olarak Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden Prof.Dr. Murat TÜRKEŞ’tir. 2009 Temmuz ayının ikinci yarısını kapsayan bu arazi çalışmamızda kurumlarını açarak ya da bizlere destek veren kişi, kurum ve başkanlar da oldu. Kişi ve kurum başkanlarına içten teşekkürlerimizi sunarım. Bunlar da sırasıyla aktarılmıştır: Çatalhöyük Kazısı’nda görevli arkeolog Nurcan Hanım sadece Çatalhöyük Müzesi’nde bilgilendirme yapmakla kalmadı, iki farklı lokalitedeki Çatalhöyük’te eski yaşam katlarını uygulamalı olarak ekibimize gösterdi. 8 Şubat 2009’da oluşan bizim “Akkuyu Obruğu” olarak bildiğimiz ancak arazi sahiplerinin kendi soyadlarını vererek Konya-Karaman karayoluna tabela dahi astıkları “Yarımoğlu Obruğu” ve çevresindeki arazilerin sahibi Abdullah YARIMOĞLU isimli vatandaşımızdan yine bu yeni oluşan obrukla ilgili sağlam ve kaliteli bilgiler aldık. Hatta öyle ki; bizim ölçümlerimiz ile verileri örtüştü. Kendi ailesi Dünyaca ünlenmiş, ancak tarlalarında çalışmaya gelenler çökme korkusundan azalmış, onlara da biraz fakirleşmişler. Kaş-Kekova-Üçağız arasındaki yat turumuzda “Memedim” isimli yat kaptanı Kekova’daki batık şehir hakkında ekibimizi ciddi lokalitelerde bilgilendirdi. Hatta yatın ortasındaki kapağı açarak tabandaki camdan dipteki amforaları ve eski Kekova antik kentinin kalıntılarını sualtında izleme fırsatı verdi. B.Menderes vadisindeki Zorlu Doğal Elektrik Üretimi Kızıldere Jeotermal Santrali 2. Müdürü Makine Mühendisi Recep Bey sadece santralı ve buhar çıkışını göstermekle kalmadı. Tesis hakkında bir saate yakın bir brifing de sundu. Programda Kula’da bir devlite çıkmak vardı. Gölgede 43-45°C olan hava sıcaklığı nedeniyle devlite çıkmak yerine Kula Belediyesini ziyaret ettik. Kula Belediyesi’nden Jeoloji Mühendisi Nuran Sevimli AKKOÇ ekibimize 3-4 saat refakat etti. Devlite belki çıkamadık, ancak Kula’daki vadi içindeki lavın akma yapılarını, lav tünellerini, bazaltik cürufları, Emiroğlu Termal tesislerini, 65°C’lik sıcak su çıkışlarını, fokurdanları, Gediz Nehri ve Köprüsünü, Kula Maden Suyu Fabrikasını görme, hatta bir süre bazaltik cürufların üzerinde yürüme fırsatı yakaladık. Ortak arkadaşlarımızın ortaya çıkışı ile İTÜ mezunu rehberimiz aracılığıyla eski dostları telefonla birleştirdik. Bu sayede İ.Ü.Jeoloji Mühendisliğinden, AKUT kurucularından ve ATLAS dergisi danışmanlarından dostum Y.Doç.Dr. Yıldırım GÜNGÖR ATLAS Dergisi ve Hürriyet Gazetesinde bu faaliyetimizi haber yapmayı taahhüt etti. Yıldırım sözünün eridir, siz 2009 Eylül ATLAS’ını ve önümüzdeki haftasonu Hürriyet Gazetesini şimdiden ayırttırın. Yine aynı günün gecesi yani gezimizin 11. gecesi bizler Salihli’nin Dombaylı Köyü’ndeki EGAYİD OTEL’de biraz hızlı söylerseniz bizim dilimizle EGEİD (EGE) anlamına gelen -ilk sabah suları akmasa da!!!- vahadaymışcasına havuzlu bir otelde konakladık. Gece dersi olarak “Akdeniz ve Ege Denizi Kıyılarının Jeomorfolojisi ve Denizaltı Jeomorfolojisi” isimli 45 dakikalık bir seminer tarafımdan katılımcı arkadaşlarımıza sunuldu ve o ana kadar geçilen kıyılar hakkında genel bir değerlendirme yapıldı otelin havuz başında. Öncesinde ise sunumu gerçekleştirebilmemiz için kurumundan projeksiyon aleti getirten Adala Belediye Başkanı Ferayi ASLAN beyefendi 15-20 dakikalık bir konuşma ile ekibimize konuk oldu ve çevreyi, Kula-Adala volkanizmasını insanla olan ilişkisini deneştirdi ve bir sonraki gelişimizde lavlar üzerinde eski insan ayak izlerinin yanısıra, çevredeki insan el izlerini de göstereceğini anlattı. Asos kazı ekibinden bir yüksek lisans öğrencisi şiddetli rüzgâra rağmen kazı çalışmaları hakkında bizleri bilgilendirdi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Başkanı Prof.Dr. Murat TÜRKEŞ hoca bölümlerini açtı. Sınıflarından birine alındık. Burada Murat Hoca öncelikle bölümleri hakkında kısa süreli bir açıklama yaptı. Ardından tarafımdan gezinin bir kapanış konuşması yapıldı. Daha sonra Y.Doç.Dr. A.Evren ERGİNAL tarafından 40 dakika süren “Çanakkale Yöresinin Jeomorfolojik Özellikleri Mutlak Yaş Tayinleri ve Mikroanaliz Yöntemlerine Dayalı Yeni Bulgular” isimli bir konferans verildi. Ardından Kurumumuzca katılımcılara arazi çalışmasına katıldıklarına dair birer “Katılım Belgesi” takdim edildi. En son olarak sırasıyla ÇOMÜ Coğrafya Bölümü’nün 4 farklı laboratuarı gezildi. Murat Hoca Meteoroloji laboratuarını tanıttı. Daha sonra sırasıyla Kartoğrafya, CBS-Bilgisayar ve Sedimantolojik Analizler laboratuarları Prof.Dr. Talat KOÇ ve Y.Doç.Dr. A.Evren ERGİNAL hocalar tarafından tanıtıldı. Özellikle son laboratuarda uygulamalı olarak çeşitli kayaç örneklerinin mineralleri mikroskoplarda izlendi. Bu arazi çalışmamız sırasında; dört farklı noktada ölçüm çalışmaları yapma fırsatımız oldu. Zamanımızı belki de bilinçli harcadık ama yer yer otelimize bir-iki saat bu yüzden geç girdik. Bunlar da sırasıyla aşağıda verilmiştir: Obruk boyut ölçümü: Tuz Gölü güneyindeki Obruk Platosunda yeni oluşan Yarımoğlu (Akkuyu) Obruğunun elips ağız kesimi ve su seviyesine kadar olan kısmı tarafımızdan ölçüldü. 1013 m yükseltideki bu obruğun ağız kesimindeki uzun ekseni 26.5 m, kısa ekseni 21 m’dir. 80 m derinliği olup bunun yüzeyden itibaren 48 m’si susuz, tabandaki 32 m’lik kısmı ise suludur. GPS verilerimize göre Yarımoğlu Obruğunun yeri ise: 37° 42' 57" N; 33° 21' 58" E’dur. Eğim-doğrultu ölçümü: Anamur-Gazipaşa arası karayolu yarmasındaki şistlerde doğrultu ve eğim ölçümü yapıldı. Bunlar da, yönler pusula ile belirlendi. Klizimetre ile eğim ölçümü yapıldı ve gösterildi. Ayrıca GPS ile ölçüm yapılan noktanın enlemi ve boylamı tarafımızdan belirlendi. NW-SE doğrultuya sahip bu kayaçlardaki eğim ise 27° SW’ya Akdeniz’e doğru idi. GPS verilerimize göre şistlerdeki ölçüm lokalitesi ise: 36° 10' 24" N; 33° 35' 03" E’dur. Yalıtaşı ölçümü: Alanya-Gazipaşa arasındaki sahada malum olduğu üzere yalıtaşları (Bener, 1972) kıyı boyunca yer yer kesintiye uğramakla birlikte uzanmaktadır Gazipaşa’nın 8 km batısındaki bir lokalitede kıyı çizgisi-kıyı kenar çizgisi tesbitinin yanı sıra; denizaltı, deniz seviyesi ve deniz seviyesi üstünde kalan yalıtaşları ve gerideki plaj sahası tarafımızdan enine ölçülerek, genel olarak deniz suyu ve yeraltısuyunun genç tektonikle ilişkili değerlendirmesi yapıldı. 1,5 km kesintili kıyıya paralel uzanan, ancak yoğun yalıtaşı lokalitesi 5 m uzunluğunda denizaltında 2-3 m derinliğe kadar devam ediyordu. Deniz seviyesindeki kesimi ise 30-35 cm yüksekliğinde gel-git zonu içinde bir mikro falez oluşturmuştu. Buradaki kıyı çizgisinden itibaren 31 m uzunluğunda yer yer kesintili ve 7-8° ve 18° birbirine ters eğimleri sahip kumlu, çakıllı oldukça çatlaklı ve deniz seviyesinden en fazla 1 m yükselen bir yalıtaşı bloğu ile 10° denize eğimli, 24 m eninde kumlu plaj sahası yer almaktaydı. Kısacası kıyı çizgisi ile gerideki kireçtaşlı ölü falez arasında uzanan 55 m’lik sahil kesimi yaptığımız zonlamalarla uygulama olarak ekibe tanıtılmış oldu. Dendrokronoloji çalışması: Kayaköy-Ölüdeniz arasındaki 11 km’lik trekking etabında kızılçamlarda aletle enine bir kesit alınarak yıllık yaş halkalarına dayalı ağacın yaşı hakkında ve geçmiş dönemlere ait kısmi fikirler Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Araş.Gör.Dr. Güzin KANTÜRK tarafından uygulanarak verildi. Bu arada sayısız kum, taş, çakıl, kayaç ve toprak yarmasında durulmak suretiyle katılımcı okullarımızın taş-kayaç-toprak arşivlerinin zenginleşmesi sağlandı. Ürgüp-Göreme tüfleri ve kumtaşları, Nevşehir batısındaki Acıgöl maarı obsidyenleri, Ihlara Vadisi ignimbritleri, Kızören Obruğu göl kalkerleri, Gazipaşa şistleri ve kalkerleri, Antalya travertenleri, Patara sahili demir kumları, Pamukkale travertenleri ve oolitleri, Çine tor topografyası granit ve gnaysları, Kula bazaltları, Demirköprü Barajı gözlü gnaysları, Assos andezitleri, Ezine serpantinitleri bunlardan bazılarıdır. Arazi çalışması güzergâhı boyunca orman, maki, otsu formasyonların tüm örnekleri gözlendi ve fotograflandı. Özellikle Karaman-Mut arasında 1650 m’lerdeki Sertavul Geçidi’nde otsu formasyon-Kızılçam yani İç Anadolu’dan Akdeniz’e geçiş net olarak izlendi. Sayısız tarla ve bağ-bahçe, sebze-meyva tarlasında duruldu. Şekerpancarı, narenciye, incir, üzüm, buğday, arpa, ayçiçeğe, tütün, pamuk, nohut, fasulye, domates, karpuz tarlasında ve elma, vişne, muz bahçesinde durularak örnekler gözlendi. Anamur’da 63°C iç sıcaklığa sahip bir muz serası ziyaret edilerek işletmecilerinden bilgi alındı. Aydın, Manisa, İzmir, Çanakkale’de kent turları yapılarak şehir coğrafyası gelişimi izlendi. Yatağan ve Soma termik santralleri yakından görülerek arıtma ve kirlikle ile ilgili çalışmalar görüldü. Tuz Gölü, Köyceğiz Gölü ve Marmara Gölü su seviyeleri yüksekti. Yine sulu tarıma karşın, kısmen yağmurlama ve damla sulama tekniklerine Anadolu’da artık geçilmişti. Kızılırmak, Melendiz Çayı, Göksu Çayı, Düden Çayı, Eşen Çayı, B.Menderes Nehri, Gediz Nehri, Bakırçay, Edremit Çayı, Karamenderes Çayı ve Çanakkale Sarıçay’da mevcut akışlar fazla idi. Gediz Nehri üzerindeki Demirköprü Barajı, Bergama’daki Kestel Barajı yakından görülerek incelendi. Çatalhöyük, Aspendos, Kekova, Kayaköy, Afrodisias, Hierapolis, Bergama, Asos antik kentleri gezilerek yakından incelendi. S.Erinç’in 1960 yılında Türk Coğrafya Dergisi’nde yazdığı “Konya Bölümünde ve İç Toros Sıralarında Karst Şekilleri Üzerine Müşahedeler” isimli makalesinde ve sayfa 87’de şeklini çizdiği Kızören Obruğunun seviyesi artık 15 m dolayında aşağıya inmiş durumdadır. 1980’lere kadar sazlıkların arasından ayaklarını göle soktuklarını söyleyen Kızören köylüleri artık bunun imkansız olduğunu söylüyorlar. Çünkü halihazırda anılan mevkide 15 m’lik dik obruk yamacı bulunmaktadır. Gölde kirlilik ve pet şişe atıkları ön plana geçmiş durumdadır. Kızören Obruğunda 2007 yılı yaz kuraklığına ve sulu tarım amaçlı açılan kuyulardan, bir de obruktan su çekilmesine dayalı İç Anadolu’da 15’in üzerinde birçok yeni obruk oluşmuştu. Hotamış kuzeyindeki Akkuyu (Yarımoğlu) Obruğu da bunlardan birisi idi. 2009 Temmuz ayı itibariyle meteorolojik koşulların normal seyrinde geçtiği bir yıl olduğunu ekipçe izledik. Ürünün bolluğu ancak üreticiye verilen fiyatların düşük olması ilk gözlemlerimiz arasındaydı. Gezi süremizde Pamukkale güneyindeki bir köyde anız yakılmasını gördük ve üzüldük. Ancak; hiç orman yangını yaşamadık, buna ise sevindik. Fakat 2008’deki Aspendos ile Köprüçay güney kesimindeki ve 2006’daki Ayvalık Şeytan Sofrası çevresindeki eski orman yangınlarının izleri oldukça belirgin duruyordu. Her iki saha da özellikle doğal haline bırakılmışlardı. Tabi ki bu yıl ülkemizde ürün bol olunca, meyve-sebze istenildiği gibi yetişince maalesef çevrede KARASİNEK de artmış. Tüm arazi çalışmamızdaki gerek arazide gerekse kentlerde ve turistik tesislerdeki benim şahsen gözlemlediğim tek olumsuzluk aşırı karasinek populasyonunun varlığı idi. Buna halk sağlığı açısından belediyelerimiz ve valiliklerimiz müdahalelerde bulunmalıdır. Ayrıca Çatalhöyük’teki kazıların 2017’de bitirileceğine pek inanamadık. Özellikle Ürgüp-Göreme’deki bazı kilise fresklerinin kazınmış olmasına çok üzüldük. 14 km uzunluğundaki Ihlara vadisinin çıkışındaki Selime Köyü güneybatısında yapımı süren betonarme çok katlı yamaç otel Peribacaları Yöresi tüften oyma otel ya da tüf-kumtaşı örme taştan yapılan otel-tesis yapısına hiç uymamıştı, umarız gerekenler Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri tarafından yapılır. Ekibimizde Tokat Üniversitesi Eğitim Fakültesinden Y.Doç.Dr. Eren YÜRÜDÜR, Sakarya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesinden Y.Doç.Dr. Akif KARATEPE tüm güzergahları baştan-sona geçerek; Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sosyal Bilimler Eğitimi Anabilim Dalı’ndan Araş.Gör.Dr. Güzin KANTÜRK Kaş-Aydın etabında 3 gün, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesinden Y.Doç.Dr. A.Evren ERGİNAL ise 1 gün ekibimize katılmışlardır. Özellikle Eren YÜRÜDÜR Hoca tüm arazi çalışması süresince beşeri ve iktisadi coğrafya bakımında oldukça etkili coğrafi açıklamalarıyla dikkati çekti, hepimizi bilgilendirdi. Katılımcılarımızın ve öğretmenlerimizin sorularını sabırla cevapladı. Kendisine TCK adına burada bir kez daha teşekkür ediyorum. Akif KARATEPE Hoca, genç bir öğretim üyesi olarak zaman zaman tartışma açarak genç öğretmenlerimizin dikkati çekti ve etkili açıklamalar, hatta ekibimizin GPS uzmanlığını yaptı. Güzin KANTÜRK Hocanım etkili bir bitki coğrafyası ve sağlık coğrafyası uzmanı idi. Dendrokronoloji çalışmasıyla dikkatleri üzerine çekti, ancak katılımı kısa sürdü. Genç öğretim üyesi kardeşim ve doktora öğrencim Evren ERGİNAL ise, son iki gün iyi bir Çanakkale ve çevresi jeomorfoloji uzmanı olduğunu gerek Asos’taki andezit topografyasında, gerek Ezine kuzeyinde bazalt-serpantinitlerdeki metamorfizma yanık zonunun bulunduğu yol yarmasında ve gerekse kendi bölümünde ÇOMÜ’de verdiği konferansta ve son olarak bölümlerindeki sedimantolojik analizler laboratuarında yaptığı uygulamalarıyla zannediyorum öğretmenlerimizi-öğrencilerimizi-katılımcılarımızı büyüledi. Türk Coğrafya Kurumunun faaliyetleri olarak; bu yaz ayının (Temmuz’un) 3. haftasında yoğun araziye çıkışlar yaşanmıştır: 14 Temmuz’da bir grup Kurum üyemiz Kadir ERDİN başkanlığında 35 gün Güney Amerika’ya, 15 Temmuz’da bir arkadaşımız motosikletle İtalya turuna, 16 Temmuz’da Kurum Yönetim Kurulu üyemiz ve TED-İstanbul Koleji Coğrafya Öğretmeni Fügen DEDE başkanlığında bir ekip 45 günlük Doğu Afrika turuna çıkmışlardır. 18 Temmuz’da yola çıkan bizim ekimiz ise içlerinde en kalabalık ancak 14 gün süre ile daha kısıtlı süreli olanıydı. Salimen kazasız-belasız ve sağlıkla –eczaneye dahi uğramadan- ilk dönen TCK arazi ekibi bizler olduk. Sonuçta, 18-31 Temmuz 2009 tarihleri arasında yaptığımız 2009 Coğrafya Öğretmenleri İç-Batı Anadolu Arazi Çalışmasına katılanların hayatlarında birçok farklı coğrafi ilkler yaşanmış olabilir. Buna seve seve kendimi de katabilirim. Çalışmanın en ilginç ilk üç coğrafi olayını/objesini say deseniz; en çok Afrodisias’ın kuruluş yeri, Köprülü Kanyon’da rafting yapmak, akarsu şekilleri ve kaynaklarla, en son olarak yine İç Anadolu Coğrafyası’nda Çatalhöyük ve ayrıca yeni oluşmuş olan Yarımoğlu (Akkuyu) Obruğu beni çok çok etkiledi. Çünkü hepsini ilk defa görmüştüm. Gerçekten, hepimizin bu yaz, coğrafi bilgilerine yenileri eklendi. Belki bazılarının ilk uzun yaz arazisi, bir kısmımızın ise defalarca geçtiği, araştırma-incelemeler, hatta üzerine yayınlar yaptığı sahalar ve coğrafi mekânlardı. Geride iki hafta eşler, çocuklar hatta belki de sevgililer bırakılmıştı, o nedenle cep telefonları hiç susmadı. Tabi ki her gezinin olduğu gibi aşkları, aşıkları ve “Seyid” nidaları vardı. Konya’da etli ekmek, Köprüçay’da nehrin kenarında alabalık, Saklıkent Kanyonu çıkışında patatesli-peynirli gözlemeler yemek ve ayran içmek, halâ hepimizin damağında kalan Anadolu tatlarıdır. Birkaç arkadaşımın gezinin son günü otobüste isim almadan yaptığımız ankette pesimist davranış içinde internette verilen programa tam uyulmadığını belirtseler de, kanımca bu detayda bir arazi çalışmasının özünde “Bodrum Yarımadası”nın gezilmemesine karşın, bilgi dağarcıklarına Çine granit ve gnayslarında, Demirköprü Barajı gnayslarında ve kısmen Asos (Behramkale) andezitlerindeki “Tor topografyası”nı uygulamalı olarak göstermemiz, zannımca bir babanın/hocanın evlatlarına biraz daha iyi yesinler, biraz daha iyi giyinsinler, aman şunları da görsünler dürtüsünden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle mevcut MEB müfredatı ve o günkü/anki koşullar gereği –coğrafya arazi çalışmalarının kaderinde olan- programda bazı değişikler yapılarak birkaç lokaliteye gidilemedi (Bodrum Yarımadası, Datça girişi Balıkaşıran, Foça, Sard harabeleri, Truva gibi). Ancak bunlara ilave 49 ek yer, yöre, obje, olgu ve Ali TANOĞLU hocanın değimiyle “coğrafi espri” eklendi ya da gösterilmek istendi. Buna, programda olmayan ve sonradan eklenen ÇOMÜ Coğrafya Bölümü’nün sıcak coğrafi yaklaşımları ve şovu hepimizi yol yorgunluğundan uyandırdı. Unutulmamalıdır ki, ortak paydada onlar da birer coğrafyacı idiler, hem de mesleklerini uluslararası düzeyde icra ettiklerini bizim “Coğrafi Heyecanı Dinmeyen Hoşgörülü Ekibimiz”e kısa sürede ispat ettiler. Her ne olursa olsun; Tuz Gölü güneyinde yeni oluşmuş bir obruk gelişimini izlemek, Karapınar’da rüzgar erozyonuna karşı önlemleri görmek, Köprüçay’da rafting yapmak, yat turuyla Kaş-Kale-Üçağız arası genç-batık hatta karstik kıyılarda denize girmek ve yüzmek, Meke Gölü içindeki patlama konisinin kraterine tırmanmak, Saklıkent’te kısmen kanyoning yapmak, arazi çalışmasında gece dersi yaparak günü irdelemek ya da konferans izlemek ve saymayı unutacağımız daha birçokları gibi “2009-Coğrafya Öğretmenleri Arazi Çalışması” sıradan bir gezi olmaktan çıkmış, biliyorum ki hepimize farklı coğrafi ilkleri yaşatmıştır. Bu vesile ile, Kurumumuz tarafından gerçekleştirilen bu arazi çalışması sırasında tüm katılımcılara birer kurum tişörtü, yaka tanıtım kartı, arazi çalışması program kitapçığı ve katılım sertifikası verildi. Bu faaliyete bazı katılımcılarımız-öğretmenlerimiz ilk defa böyle bir gezi yapılıyor deseler de, ben yine de ilk defa böyle bir detayda çalışma coğrafya öğretmenleriyle yapılmıştır, demeyeceğim. Çünkü bir şeye ilk demek için ciddi araştırma yapmak lazım, belki de bilgim dahilinde olmamakla birlikte 1941’den sonraki Coğrafya Meslek Haftalarında yapılma olasılığı çok yüksektir. Ancak benim bilgim dahilinde son 35 yıldır, öğretmenlerle bu kadar uzun süreli ve bu detayta 5000 km aşılarak ve 4 farklı coğrafi bölge çalışılarak, bu ekipmanlarla, konferansları, seminerleri, brifingleri ve gece dersleriyle gelin isterseniz sadece “Coğrafya Öğretmenleriyle 2009 koşullarında bir ilk arazi çalışması”ydı, diyelim. Çünkü kaptanları dahil bu 40 kişi Türkiye’de coğrafya tarihine geçmişlerdir. Kars Lisesi Coğrafya Öğretmeni Asuman Hocanım’ın dediği gibi, “Sanki kitaptan çıkmış gibi görüntüler bunlar” ya da “Taşı-toprağı konuşturduğumuzu sanıyorum.” sözleri kulaklarımızda geziden kalan hoş sedalardır. Neticede, valilerimize, TRT’ye, KON TV’ye, şimdiden ATLAS ve Hürriyet’e, telefonla bizleri arayan öğretim üyelerine, hocalarımıza, milletvekilimize, arkadaşlarıma, özellikle yuvalarını sonuna kadar açan ÇOMÜ Coğrafya Bölümü’nün değerli bilim adamlarına; Prof.Dr. Murat TÜRKEŞ, Prof.Dr. Talat KOÇ ve Y.Doç.Dr. A.Evren ERGİNAL’a, 14 gün kahrımızı çeken ve gümüş madalyalı rafting şampiyonu kaptanımız Mehmet Aksu’ya, ona ilk iki gün ve son iki gün destek veren 2. Kaptan Recep Bey’e, zaman zaman ekibimizi organizasyonlarında üzmesine rağmen otel rezervasyonlarını son dakikaya bırakan ancak istenilen seviyeyi (Pamukkale Eros Otel de dahil!) kısmen tutturan Yağmur Turizm yönetimine özellikle de Yağmur BENDERLİ’ye, bu arazi çalışmasının isim babası Beşiktaş Anadolu Lisesi Coğrafya Öğretmeni Kemal AKALIN’a ve ablası Çemberlitaş Anadolu Lisesi Coğrafya Öğretmeni Tülay KIZIL’a, tüm organizasyonu yapan zaman zaman 2-3 saat uyuyarak gezi boyunca yine uyumama rekoru da kıran Çınar Eğitim Kurumları Coğrafya Öğretmeni Mehmet ZOR’a ve organizyonun kurum kısmını birlikte oluşturduğumuz ENKA Koleji Coğrafya Öğretmeni Mesut SÜZER’e ve en son olarak tüm katılımcı akademisyen, öğretmen ve doğaseverlerimize gerçekten çok teşekkür ediyorum. Desteklerinizle bu arazi çalışması gerçekleşmiştir. Sadece yaz aylarında değil, “Arazi olmak için her zaman varım.” diyorsanız, daha nice coğrafya arazi çalışmalarında görüşmek dileğiyle… Sevgiyle kalın. Hoşçakalın. Derin saygılarımla. 5.8.2009

Y.Doç.Dr. T.Ahmet ERTEK

Türk Coğrafya Kurumu Genel Sekreteri ve İstanbul Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi 0535 466 02 03 0212 455 57 00 /15767 Elektronik Posta Adresleri: taertek@yahoo.com taertek@istanbul.edu.tr Web Siteleri: www.tck.org.tr www.tcd.org.tr Türk Coğrafya Kurumunun düzenlemiş olduğu Coğrafya Öğretmenleri Arazi Çalışması başarı ile tamamlanmıştır. Aşağıda programı verilen bu etkinliğimizi başarı ile tamamlayarak sertifika almaya hak kazanan akademisyen, öğretmen ve öğrencilerimizin listesi şöyledir. 1-Y.Doç.Dr. Akif KARATEPE 2-Y.Doç.Dr. Eren YÜRÜDÜR 3- Dr. Güzin KANTÜRK 4- Mehmet ZOR 5- Meryem BAYRAKTAR 6- Zeynep TUĞ 7- Adem KIRÇİÇEK 8- Kamil GÜNER 9- Yasin GÜLER 10- Mehmet Ali OĞUZ 11- Abdülkadir KARAKOÇ 12- Veysel BOYNUEĞRİ 13- Bülent AYDIN 14- Kemal İLKAY 15- İsmail SÖNMEZ 16- Mehmet Fatih BAĞMANCI 17- Özlem ÖZMEN 18- Cemil YEŞİLYURT 19- Azade DİYKAN 20- Eylem GÜÇLÜ 21- Gürkan MAY 22- Ezdin DOĞMAZ 23- Rahmi ÇAKIR 24- Kenan TÜRKEZ 25- Nihat YILDIRIM 26- Asuman YARDIMCI 27- Esra SEZER 28- Zafer AKKUŞ 29- Hakan YİĞİTBAŞ 30- Kemal AKALIN 31- Tülay KIZIL 32- Burhan GÜNCEGÖRÜ 33- Adem ULUDAĞ 34- Mesut SÜZER 35- Alp ERTÜRK 36- Ayça ERTEK 18-31 Temmuz 2009PROGRAM 1. Gün: 18.07.2009 Cumartesi Gece saat 20.00’de İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi önünden hareketle İstanbul-Nevşehir arası 750 km molalarla birlikte 11 saatlik yolculuk: - 07.00 Sabah kahvaltısı (Avanos) - 07.30-13.00 Avanos, Kızılırmak, Peribacaları Yöresi, Göreme Milli Parkı, Ürgüp, Uçhisar - 13.00 Kumanyalı öğlen yemeği (Göreme) -13.30-19.00 Acıgöl maarı, Derinkuyu yeraltı şehri, Ihlara Vadisi Gece konaklama: Aksaray Avanos – Ürgüp: 13 km Ürgüp – Derinkuyu: 55 km Derinkuyu – Nevşehir: 52 km Nevşehir – Aksaray: 61 km Toplam: 181 km 2. Gün: 19.07.2009 Pazar 07.00 Kahvaltı 07.30-12.30 Aksaray-Konya arası geçilecek: - Aksaray Fayı ve Tuz Gölü - Obruk Platosu, Sultanhanı Kervansarayı - Kızören Obruğu ve Obruk Hanı - 12.30-13.30 Konya’da Öğlen yemeği 13.30-18.00 Mevlana Müzesi, Karatay ve İnce Minareli Medreseler ve Alaaddin Tepesi Gece konaklama: Konya Aksaray – Sultanhanı: 45 km Sultanhanı – Obruk: 27 km Obruk – Konya: 60 km Toplam: 288 km 3. Gün: 20.07.2009 Pazartesi 07.00 Kahvaltı 07.30- 13.00 Konya-Karapınar arası geçilecek: - Çatalhöyük - 8 Şubat 2009’da yeni oluşan Akkuyu Obruğu - Karapınar kumulları - Acıgöl krater gölü - Meke Gölü ve Meke Dağı 13.00-13.30 Meke’de öğlen kumanyası 13.30-19.00 Karapınar-Hotamış-Karaman-Mut-Silifke arası geçilecek: - Hotamış Bataklıkları - 2288 m’lik Karadağ volkanı - Kılbasan Ovası - Karaman kent turu - Sertavul Geçidi ve Orta Toroslar - Taşeli Platosu karstik şekilleri - Göksu Nehri ve akarsu şekilleri Gece konaklama: Silifke Konya – Çatalhöyük: 61 km Çatakhöyük – Karapınar Kumulları: 78 km Meke ve Acıgöl Maarları: 10 km Karapınar – Hotamış: 28 km Hotamış – Karaman: 53 km Karaman – Mut: 77 km Mut – Silifke: 71 km Toplam: 377 km 4. Gün: 21.7.2009 Salı 07.00 Kahvaltı 07.30-19.00 Silifke-Alanya arası geçilecek: - Silifke’de Göksu Deltası ve Akgöl ile Paradeniz lagünleri - Anamur ve muz bahçeleri ile seralar - Gazipaşa kıyı şekilleri ve yalıtaşları (Öğlen yemeği kumanyası) - Alanya kıyı ovası - Dim Çayı vadisi ve Dim Mağarası - Alanya Kalesi ve Kızılkule - Damlataş Mağarası - İncekum (Kleopatra Plajı’nda) plaj gelişimi ve sahil-karayolu ilişkisi (deniz banyosu) Gece konaklama: Alanya Silifke – Anamur: 125 km Anamur – Gazipaşa: 84 km Gazipaşa –Alanya: 43 km Toplam: 252 km 5. Gün: 22.7.2009 Çarşamba 07.00 Kahvaltı 07.30-17.00 Alanya-Taşağıl geçilerek ve Köprüçay Vadisine girilecek: - Manavgat Şelalesi - Side antik kenti ve harabeleri - Alara Şelalesi ve Alarahan ile Aspendos Tiyatrosu (Öğlen kumanyası) - Köprülü Kanyon’a geçilerek rafting yapılacak. Gece konaklama: Köprülü Kanyon Alanya – Dim Mağarası: 11 km Dim Mağarası – Manavgat: 69 km Manavgat – Aspendos: 32 km Aspendos – Köprülü Kanyon: 48 km Toplam: 160 km 6. Gün: 23.7.2009 Perşembe 07.00 Kahvaltı 07.30-19.00Köprülü Kanyon-Taşağıl-Antalya-Korkuteli-Elmalı-Gömbe-Kaş arası geçilecek: -Köprüçay vadisi - Düden Şelalesi ve Antalya travertenleri - Kurşunlu Şelalesi - Antalya ve kısa bir Kaleiçi turu (Öğlen yemeği) - Karain Mağarası - Korkuteli ve Elmalı polyeleri ile- Avlan Gölü, Batı Toroslar sedir ormanları - Gömbe Yaylası ve karstik şekiller - Kaş kamping (deniz banyosu) Gece konaklama: Kaş ve akşam yemeğinden sonra Antiphellos (Kaş) amfitiyatrosu Serik – Antalya: 46 km Şelaleleler: Tahmini 40 km Antalya – Korkuteli: 65 km Korkuteli – Elmalı: 54 km Elmalı – Kaş: 100 km Toplam: 305 km 7. Gün: 24.7.2009 Cuma 07.00 Kahvaltı 08.00-12.00 Kaş’tan tekne turu ile Kekova-Sıcak Yarımadası, Akvaryum Koyu (deniz banyosu), Üçağız, Kaleköy Batık Şehir, Kale (Demre)’ye varış ve Kale’ye çıkış (Öğlen yemeği). - 13.30-19.00 Kale’den tekneden inilip otobüsle Kale (Demre)-Kalkan-Patara geçilecek: - Noel Baba Kilisesi ve Kaya mezarları - Kalkan - Kapıtaş Plajı - Kurumuş olan Ova Gölü - Eşen Çayı vadisi - Patara Antik kenti - Patara Plajı ve gün batımı izlenimi Gece konaklama: Patara Kale (Demre) – Patara: 80 km Toplam: 80 km 8. Gün: 25.7.2009 Cumartesi 07.00 Kahvaltı 07.30-15.00 Patara-Fethiye-Kayaköy arası geçilecek: - Eşen Çayı kollarından biri olan Karadere vadisinde Xanthos antik kenti - Saklıkent Kanyonu - Kayaköy kızılçam ormanında 11 km yürüyüşle Ölüdeniz’e iniş (Öğlen kumanyası) - Ölüdeniz’de kıyı şekilleri, lagün ve yalıtaşları (deniz banyosu) 15.00-19.00 Ölüdeniz-Fethiye-Dalaman-Marmaris arası geçilecek: - Ortaca, Dalyan, Kaunos harabeleri - Köyceğiz Gölü - Sakar geçidi - Marmaris kıyı şekilleri Gece konaklama: Marmaris Patara – Xanthos: 20 km Xhantos – Saklıkent: 30 km Saklıkent – Kayaköy: 50 km Ölüdeniz – Dalaman: 50 km Dalaman – Köyceğiz: 23 km Köyceğiz – Marmaris: 61 km Toplam: 234 km 9. Gün: 26.7.2009 Pazar 06.00 Sabah kahvaltısı kumanyası 06.30-21.00 Marmaris-Muğla-Yatağan-Milas-Bodrum-Milas-Söke-Germencik-Aydın-Nazilli-Denizli arası geçilecek: - Orhaniye lagünü ve kıyı kordonu - Orhaniye Şelalesi - Datça Yarımadası başlangıcında Balıkaşıran mevkii - Akbük Koyu (Öğlen kumanyası) - Ula ve Muğla polyeleri - Yatağan Termik Santrali - Milas ovası - Bodrum Yarımadası turu (demir kumlu Turgut Reis plajı) - Bafa Gölü - Akköy ve Karine Gölü - B.Menderes Nehri vadisi ve graben sahası - Karacasu ve Aphrodisias antik kenti Gece konaklama: Denizli Marmaris – Datça: 67 km Datça – Muğla: 117 km Muğla – Yatağan: 27 km Yatağan – Bodrum: 81 km Bodrum Yrd. turu: 50 km Bodrum – Söke: 133 km Söke – Denizli: 177 km Toplam: 652 km 10. Gün: 27.7.2009 Pazartesi 07.00 Kahvaltı 08.00-19.00 Denizli-Sarayköy-Buldan-Alaşehir-Kula-Salihli-Turgutlu-Manisa arası geçilecek: - Pamukkale travertenleri ve Hierapolis antik kenti - Sarayköy ve Buharkent gayzerleri ve jeotermal enerji santralı - Alaşehir-Alaşehir (Gediz) grabeni - Kula kenti ile Kula devlitleri ve genç volkanik arazi (Öğlen kumanyası) - Salihli ve Turgutlu kentleri - Marmara Gölü - Gediz Nehri vadisi - Sard Harabeleri Gece konaklama: Manisa Denizli – Pamukkale: 18 km Pamukkale – Buharkent: 57 km Buharkent – Kula: 114 km Kula – Manisa: 118 km Toplam: 307 km 11. Gün 28.7.2009 Salı 07.00 Kahvaltı 07.30-18.00 Manisa-İzmir-Menemen-Aliağa-Dikili-Bergama-Ayvalık arası geçilecek: - Manisa-Spil Dağı Milli Parkı - Kısa bir İzmir kent turu: Kadifekale ve Narlıdere teleferiği ile kent panoraması - Yenifoça ve Foça kıyı şekilleri - Bergama’daki Pergamom antik kentinde Asklepion ve Akropol - Ayvalık’ta Şeytan Sofrası - Alibey (Cunda) Adası ve Ayvalık kıyı şekilleri Gece konaklama: Ayvalık Manisa – Spildağı: 27 km Manisa – İzmir: 41 km İzmir – Aliağa: 55 km Aliağa – Bergama: 47 km Bergama – Ayvalık: 62 km Toplam: 232 km 12. Gün: 29.7.2009 Çarşamba 07.00 Kahvaltı 08.00- 17.00 Ayvalık-Edremit-Küçükkuyu-Ayvacık-Çanakkale arası geçilecek: - Kaz Dağları ve Edremit Fayı - Kazdağları üzerinde Hasanboğuldu ve Sütüven Şelalesi - Küçükkuyu-Altınoluk arası birikinti yelpazeleri ve dağ eteği ovası - Assos antik kenti - Truva antik kenti Gece konaklama: Çanakkale Ayvalık – Edremit: 50 km Edremit – Hasanboğuldu: 12 km Hasanboğuldu – Assos: 72 km Assos – Çanakkale: 85 km Toplam: 219 km 13. Gün: 30.7.2009 Perşembe 07.00 Kahvaltı 07.30 – 08.00 Çanakkale’den feribot’la Eceabat’a geçiş. 08.00-12.00 Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı; Çanakkale Şehitlikleri ve Abideler 12.00-13.00 Saros Körfezi-B.Kemikli Burnu’nda kumtaşı topografyası (Öğlen kumanyası) 13.00-18.00 Evreşe Ovası, Koru Dağı, Malkara, Keşan, Tekirdağ, Çorlu, İstanbul. 18.00 İstanbul’a varış (İ.Ü.Fen Fak. önü) Gelibolu Yarımadasında toplam: 50 km Şehitlik Abide – İstanbul: 325 km Toplam: 375 km TOPLAM: 4412 km Düzenleme Komisyonu: Y.Doç.Dr. Ahmet ERTEK Coğr. Öğrt. Mehmet ZOR Coğr. Öğrt. Mesut SÜZER

Etkinliklerimizden